7 Mart 2012 Çarşamba

Derişim ve sıcaklığın tepkime hızına etkisi deneyi hazırlık raporu

Sıcaklığın Reaksiyon Hızına Etkisi (Aktivasyon Enerjisi) 
Arrhenius'a göre bir tepkimenin başlayabilmesi için reaksiyona giren bileşenlerin sahip olması gereken minimum enerjiye aktivasyon enerjisi denir. Yani aktivasyon enerjisi olmayan bileşiklerin tepkimeye girmeleri beklenemez.

Bir reaksiyonun sıcaklığının10°C artmasıyla reaksiyonun hızının 2-3 kat arttığı deneysel olarak bulunmuştur. Burada reaksiyon hızının artması moleküllerin aktivasyon enerjinin artmasıyla orantılıdır. 

Bir reaksiyonun  sağa ve sola olan reaksiyon hızları birbirine eşit olmalıdır.
Kimyasal Kinetik

Denge sabitinin sıcaklıkla değişimi şu şekilde açıklanabilir.

log (k2 / k1) =[ Ea /(2.303 RT)] x [(T2-T1)/ (T1 x T2)] 

Ea = Aktifleşme Enerjisi (J/mol)

R = ideal gaz sabiti 8.31 J/(Kmol) 

T = sıcaklık (kelvin K)

k= Reaksiyon hız sabiti

Örnek

300 K hız sabiti k= 2.6x10-8 L/(mol.s) ve 400 K de k = 4,9x10-4 L/(mol.s) olan 
Kimyasal Kinetik

tepkimesinin aktivasyon enerjisi nedir?

log (k2 / k1) =[ Ea /(2.303 RT)] x [(T2-T1)/ (T1 x T2)]

Ea = ( 2.303R )x  [ (T1 x T2) / (T2-T1)/] x log (k2 / k1
Ea = 2.303 x 8.31( J/Kmol) [(300K x 400K) / (400K-300K)] log 4,9x10-4 L/(mol.s)/ 2.6x10-8 L/(mol.s)
  
Ea = 98.000 J/ mol 

Derişimin tepkime hızına etkisi

Not : Katı ve saf sıvıların derişimleri sabit olduğundan hız ifadesinde yazılmazlar.
k: Her reaksiyon için farklı olan bir sabittir.

  1. Derişim : Reaksiyona giren maddelerin derişimleri değiştirilirse hız da değişir.
  2. Basınç - Hacim : Basıncın değişmesi hacmin değişmesine bağlı olarak düşünülmelidir. Hacim değişirse reaksiyona giren tüm madde derişimleri değişeceğinden hız da değişir.
  3. Sıcaklık : Sıcaklığın arttırılması bütün tepkimelerin hızını arttırır.
Sıcaklık artarsa;
  1. Moleküllerinin hareket hızı artar.
  2. Çarpışma sayısı artar.
  3. Ortalama kinetik enerji artar.
  4. Aktifleşmiş kompleks sayısı artar.
  5. k sabiti büyür.
Not : Sıcaklığın değişmesi ile aktifleşme enerjisinin değeri değişmez.Derişimin Etkisi :

Tepkime kabında girenlerden en az birinin derişiminin artırılması birim hacimdeki tanecik sayısının artmasına neden olur . Bu durumda tanecikler arasındaki çarpışma sayısının artmasını sağlar . Çarpışmanın artması tepkimenin hızını arttırır .
Kısaca birim hacimdeki tanecik sayısı ( derişim ) arttırılırsa tanecikler sıklaşacağından çarpışma sayısı artar . Bunun sonucunda tepkimenin hızı artar .
Kimyasal bir tepkimenin hızı , tepkimeye giren taneciklerin birim zamandaki çarpışma sayıları ile doğru orantılıdır .
A₂ ve B₂ moleküllerinin bulunduğu bir kapta A₂ ile B₂ arasında,
A₂₍g₎ + B₂₍g₎→ 2AB₍g₎
Tepkimesi olsun . Kaba bir miktar daha A₂ molekülü eklersek , B₂ molekülleri ile çarpışma olasılığı ve dolayısıyla tepkime hızı artar . Yani hız, A₂ moleküllerinin derişimi ile orantılıdır .
Tepkime hızı α[ A₂]
Kaptaki B₂ moleküllerinin sayısını artırırsak , bu defa A₂ molekülleri , çarpışmak üzere daha fazla sayıda B₂ molekülü bulabilecekler ve böylece tepkime hızı B₂ nin derişimi ile de orantılı olacaktır .
Tepkime hızı α[ B₂]
Tepkime hızı hem [ A₂] hem de [ B₂] ile orantılı olduğundan ,
Tepkime hızı α[ A₂][ B₂]
Yazabiliriz . Bir orantı katsayısı ( k ) kullanılırsa ,
Tepkime hızı = k [ A₂][ B₂]
Olur. Bu eşitliğe hız denklemi ve eşitlikteki orantı katsayısı k ye hız sabiti denir. Bu sabit , sıcaklığa bağlı olarak değişir . Bağıntıdan anlaşılacağı gibi hız sabiti büyük olan tepkimelerin hızı da büyük olacaktır . 

Derişimi arttırmak için ya molekül sayısı arttırılmalı ya da hacim küçültülmelidir .


Umarım faydalı olmuşumdur kolay gelsin..




Cumhuriyet Üniversitesi Biyokimya Bölümü öğrencisi

Emre Demir


5 Mart 2012 Pazartesi

Cumhuriyet üniversitesi biyokimya bölümü öğrencileri

Sivas Cumhuriyet üniversitesi biyokimya bölümü web sayfasına hoşgeldiniz.Bu sayfa bilgi amaçlıdır




Hayat belirtilerinin temeli olan kimya reaksiyonlarını ve canlıların kimyasal yapısını inceleyen bilim. Biyokimya biyoloji meselelerinin aydınlatılması için organik ve anorganik kimya, fizikokimya, fizyoloji, biyoloji ve mikrobiyoloji bilim dallarından da faydalanır.

Biyokimya başlıca iki büyük çalışma alanına ayrılır:

» Canlıların meydana getirdiği kimya maddelerini tarif eder ve bu maddelerin yapısını anlatmaya çalışır,
» Canlılardaki kimya reaksiyonlarım inceler.

Bu bakımdan biyokimya, canlı organizmalar sistemi içinde bulunan proteinler, karbonhidratlar, yağlar (lipitler) gibi organik maddelerle vitaminler ve hormonları inceler.

26 Şubat 2012 Pazar

Biyokimyanın çalışma alanları



Biyokimya, bitki, hayvan ve mikroorganizma biçimindeki bütün canlıların yapısında yer alan kimyasal maddeleri ve canlının yaşamı boyunca sürüp giden kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalıdır. Biyokimyanın amacı her şeyden önce, hücre nin temel bileşenleri olan protein, karbonhidrat, lipit gibi organik bileşiklerin ve yaşamsal önem taşıyan kimyasal tepkimelerde en büyük rolü oynayan DNA nükleik asitlerin, vitaminlerin ve hormonların yapısal ve nicel çözümlemesini yapmaktır. Canlılardaki protein bileşimi, besinlerin enerjiye dönüşmesi, kalıtsal özelliklerin kimyasal mekanizmalarla iletilmesi gibi yaşam süreçlerinin araştırılması da yine biyokimyanın ilgi alanına girer. Her yaşam bilimi ve kimya ile uğraşmakta olan fakültede (tıp, eczacılık, biyoloji, ziraat, veteriner vs.) ilgili biyokimya kürsüsü bulunur. İnsan sağlığıyla ilgili bilimler de iki alanda incelenir: 1. Temel biyokimya 2. Klinik biyokimya. Klinik biyokimya laboratuvar uzmanlığı ise, klinik laboratuvar bilimi ve teknolojisinin hasta bakımı için kullanıldığı bir tıp disiplini olup, sağlık ve hastalıktaki biyokimyasal mekanizmaları, hastalıkların önlenmesi, tanı ve ayırıcı tanı, prognoz ve tedavinin izlenmesindeki testleri, laboratuvar sonuçlarının tıbbi yorumlarını, klinisyenlere konsültasyonunu ve laboratuvar tanıyı içeren, tıbba ve kliniğe özgün bir laboratuvar bilimi ve uzmanlık alanıdır. Ülkemizde tüm tıp uzmanlık alanlarında olduğu gibi, bu alanın uzmanları da 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 9 uncu maddesine göre, 19/06/2002 tarih ve 24790 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tıpta Uzmanlık Tüzüğü'ne göre yetişmektedirler. Bu bilim alanının lisans eğitimi ülkemizde ilk olarak Ege Üniversitesi Biyokimya Bölümü'nde verilmeye başlanmıştır. Bölümde aynı zamanda biyokimya ağırlıklı biyokimyagerlik ve biyoteknoloji ağırlıklı biyokimyagerlik opsiyonları bulunmaktadır. 2011 yılında ise Cumhuriyet Üniversitesi de Biyokimya bölümünü Fen Fakültesi bünyesinde açmıştır. 21. yüzyılın biyolojik bilimler ve biyoteknoloji çağı olacağı kabul edilmektedir. Bilim ve teknolojinin amacı sağlıklı bir çevre ve sağlıklı bir yaşamdır. Bu nedenle bugün hayal bile edilemeyecek olanakların insanlığın hizmetine sunulmasında en büyük pay gelecekte bu meslek üyelerinin olacaktır. Son yılların Nobel bilim ödüllerinin büyük oranda biyokimyasal çalışmalara verilmiş olması bunun en güzel kanıtıdır. İş olanaklarının, biyokimya, biyoteknoloji ve gen teknolojisinde gözlenen gelişmelere paralel olarak yoğunlaşması gelişmiş ülkelerde yayınlanan bilimsel dergilerdeki iş ilanlarının büyük bir kısmının bu alanlara yönelik oluşu ile kanıtlanmaktadır

25 Şubat 2012 Cumartesi

Biyokimya bölümü tanıtımı



Biyokimya, biyolojik sistemlerin kimyasal yapı ve işlevlerini moleküler düzeyde inceleyen bir bilim dalı olup, sağlık ve yaşam bilimlerinin temelinde yer almaktadır. Bu amaçla, pek çok bilim dalı ile yakından ilişki içindedir.
2011-2012 öğretim yılında eğitime başlayan Biyokimya bölümünde; 2 Profesör, 1 Doçent ve 2 Araştırma Görevlisi olmak üzere toplam 5 öğretim elemanı bulunmaktadır. Bölümümüzde canlı yaşamı ile ilgili biyoloji, fizik, kimya, gibi temel bilimlere hakim, biyokimya alanında uluslar arası gelişmeleri takip edebilecek, sağlık bilimleri, beslenme ve çevre olaylarını ilgilendiren konularda bilimsel ve teknolojik alanda gerekli katkıları yapabilecek, etkili ve verimli çalışma disiplinini kazanmış insan gücünün yetiştirilmesi amacıyla lisans eğitiminin verilmesi hedeflenmiştir.
Öğrenim süresince, zorunlu ders ve laboratuarlar dışında değişik seçmeli ders alarak ve bir bitirme tezi hazırlamak koşulu ile 133.5 krediyi tamamlayan öğrencilerimiz mezun olacaktır. Ayrıca, öğrencilerin, 1 veya 2 dönem ERASMUS değişim programı kapsamında yurt dışında veya FARABİ değişim programı kapsamında yurt içinde başka bir üniversitede devam edebilme imkanları bulunmaktadır. Yüksek lisans ve doktora programlarından oluşacak lisansüstü eğitiminde ise; bilimsel olarak donanımlı araştırmacı ve akademisyen yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.
Biyokimya alanında güncel akademik ve mesleki temel eğitimi alan mezunlarımız, resmi/özel sektör ARGE bölümlerinde araştırmacı,  tıbbi ve kimyasal maddeler, tarım ilaçları, ilaç, gıda, kozmetik ve deterjan sanayileri gibi endüstriyel kuruluşlarda uygulamacı olarak görev alabilirler. Ayrıca, mezunlar lisans eğitimi tamamlandıktan sonra yüksek lisans ve doktora eğitimi alarak akademik kariyer yapabilirler.

Cumhuriyet Biyokimya bölümü

Bu blogda Cumhuriyet üniversitesi biyokimya bölümü hakkındaki bilgileri bulabilirsiniz önümüzdeki zamanlarda sitemizin içeriğini güncel tutarak daha fazla kişiye hitap etmeye çalışacağız

18 Şubat 2012 Cumartesi

Biyokimya bölümü hangi üniversitelerde var taban puanı kaç

Türkiyede biyokimya bölümü Ege Üniversitesi , Selçuk üniversitesi ve 2011 yılında Cumhuriyet Üniversitesine açılmıştır

BÖLÜMÜMÜZÜN PUANI 2012 YILINDA BELLİ OLACAKTIR TERCİH EDENLERİN PUANINA GÖRE KONTENJAN 50 + İKİNCİ ÖĞRETİM 50 OLMAK ÜZERE 100 KİŞİDİR

9 Şubat 2012 Perşembe

Cumhuriyet üniversitesi ders kaydı işlemleri nasıl yapılır

Cumhuriyet üniversitesi ders kaydı için önce ÜBS den giriş yapıp ders seçeceksiniz sonra Cumhuriyet üniversitesi hesabına harcınızı yatıracaksınız

1 Şubat 2012 Çarşamba