Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Biyokimya bölümü 2.mezunlarını verdi. Geçen yıl 2011 girişlilerin mezun olduğu bölümümüzden bu yıl 2012 girişli öğrencilerimiz mezun oldular. 3 Haziran 2016 günü yapılan mezuniyet töreninde dereceye giren öğrencilerimiz hocalarımız tarafından diplomalarını aldılar. Mezunlarımıza meslek hayatlarında başarılar dileriz.
Biyokimya Bölümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Biyokimya Bölümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Haziran 2016 Pazartesi
Çiftanadal öğrencilerimiz Gamze Üzel ve Esma Özmen mezun oldular

4 yılda Biyokimya ve Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü bitiren büyük emek ve çaba ile iki diplomaya sahip olan Biyokimya bölümümüzün ilk çift anadal mezunları Gamze Üzel ve Esma Özmeni tebrik eder bundan sonraki hayatlarında başarılar dileriz.
Biyokimya Bölüm Başkanımız Prof Dr. Nursevin Öztop ile
Biyokimya Bölüm Başkanımız Prof Dr. Nursevin Öztop ile
14 Ekim 2014 Salı
Hemoglobinin Spektral Analizi Deneyi - Biyokimya 3
Hemoglobin, kanda solunum organından dokulara oksijen, dokulardan solunum organına ise karbondioksit ve proton taşıyan protein. Eritrositlerin içerisinde bulunur. Oksijeni +2 değerlikli demir içeren hem molekülleri ile bağlar. Başlıca sentez yeri eritrosit üretimi sırasında kemik iliğidir. Yaş, cinsiyet ve türe göre küçük farklılıklarla da olsa kanda belli bir değerin altında bulunmasına anemi, yüksek miktarda bulunmasına ise polisitemi denir. Hemoglobinin prostetik grubu hem, proteiniyse globulindir.
Hemoglobin, bir oligometaloproteindir. Yapısında 4 hem halkası olduğundan (4 tane) demir atomu bulunur. Bu demir miktarı hemoglobinin %0,33'üne karşılık gelir ama yine de bu oran az olsa da fark edebilir. Yapısında bazik aminoasitler -özellikle histidin- bulunur. Hemoglobin; α (alfa), β (beta), ɣ (gama) ve δ (delta) olmak üzere birbirine kovalent olmayan bağlarla bir arada tutunmuş 4 polipeptid zinciri içerir. Yetişkin bir insanın hemoglobini, hemoglobin A olarak adlandırılır ve %97,5 (α2β2), %2,5 (α2δ2)'den ibaret bir polipeptid zinciridir. α zinciri 141, β, ɣ ve δ zincirleri 146 aminoasidden oluşmuştur. Fetustaki hemoglobin olan hemoglobin F ise α2ɣ2 zincirlerinden oluşur. α ve β zincirlerindeki hatalı bir sentez çeşitli hastalıklara neden olur. Örneğin; β zincirinin altıncı durumundaki glutamik asit yerine valinin geçmesiyle hücreler orak şeklinde kıvrılır ve oksijeni yeterli miktarda bağlayamaz. Böylece hemoglobinin dalakta çok hızlı olarak yıkılmasıyla anemizma oluşur. Fetus hemoglobinindeki ɣ zincirinin doğumdan sonra β zinciri şekline dönüşmesi gerekir. ɣ zincirinin β zinciri şekline dönüşememesi Akdeniz anemisi (β-talasemi) meydana getirir.
Hemoglobin, bir oligometaloproteindir. Yapısında 4 hem halkası olduğundan (4 tane) demir atomu bulunur. Bu demir miktarı hemoglobinin %0,33'üne karşılık gelir ama yine de bu oran az olsa da fark edebilir. Yapısında bazik aminoasitler -özellikle histidin- bulunur. Hemoglobin; α (alfa), β (beta), ɣ (gama) ve δ (delta) olmak üzere birbirine kovalent olmayan bağlarla bir arada tutunmuş 4 polipeptid zinciri içerir. Yetişkin bir insanın hemoglobini, hemoglobin A olarak adlandırılır ve %97,5 (α2β2), %2,5 (α2δ2)'den ibaret bir polipeptid zinciridir. α zinciri 141, β, ɣ ve δ zincirleri 146 aminoasidden oluşmuştur. Fetustaki hemoglobin olan hemoglobin F ise α2ɣ2 zincirlerinden oluşur. α ve β zincirlerindeki hatalı bir sentez çeşitli hastalıklara neden olur. Örneğin; β zincirinin altıncı durumundaki glutamik asit yerine valinin geçmesiyle hücreler orak şeklinde kıvrılır ve oksijeni yeterli miktarda bağlayamaz. Böylece hemoglobinin dalakta çok hızlı olarak yıkılmasıyla anemizma oluşur. Fetus hemoglobinindeki ɣ zincirinin doğumdan sonra β zinciri şekline dönüşmesi gerekir. ɣ zincirinin β zinciri şekline dönüşememesi Akdeniz anemisi (β-talasemi) meydana getirir.
16 Haziran 2014 Pazartesi
Üniversiteyi Kazanmak Zorlaşacak!

Yeni sistemin dördüncü yılını dolduracağı 2016 yılına gelindiğinde her yıl liseden mezun olan öğrenci yüzde 50 oranında artarak 1 milyon 200 bine ulaşacak
Dünya Bülteni/ Haber Merkezi
12 yıllık zorunlu eğitim sebebiyle 2016 yılında liseden mezun olan öğrenci sayısı bugünkü 850 bin seviyesinden 1 milyon 200 bine ulaşacak.
İki yıl önce 4+4+4, 12 yıllık kademeli ve zorunlu eğitim sisteminin uygulanmaya başlanmasıyla birlikte lise eğitim zorunlu hale gelmişti. Bu nedenle artık ortaokuldan mezun olan her öğrenci liseye kayıt olmaya başladı. Yeni sistemin dördüncü yılını dolduracağı 2016 yılına gelindiğinde ise her yıl liseden mezun olan öğrenci sayısı bugünkü 850 bin düzeyinden 1 milyon 200 bine ulaşacak. Böylece, daha fazla sayıda lise mezunu üniversite giriş sistemine başvuracak. Hükümet ise hem üniversite sınavının kaldırılması hem de mevcutta 184 olan üniversite sayısının 200'e ulaştırılması için çalışma yapacak.
Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) Nisan 2014 verilerine göre, Türkiye'de yükseköğretim kurumlarında yaklaşık 5.5 milyon öğrenci eğitim görüyor.
Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) Nisan 2014 verilerine göre, Türkiye'de yükseköğretim kurumlarında yaklaşık 5.5 milyon öğrenci eğitim görüyor.
Bunlardan 1 milyon 750 bini ön lisans, 3 milyon 370 bini lisans, 329 bini ise lisansüstü programlarda yer alıyor. Üniversitede okuyan öğrenci sayısı ise özel üniversitelerle birlikte 22 yılda 20 kat arttı. Buna göre 1982 yılında yükseköğretim kurumlarında okuyan toplam öğrenci sayısı 281 bin iken, 1990'da 736 bine, 2000'de 1 milyon 594 bine, 2010'da 3 milyon 780 bine, 2013'te ise yaklaşık 4.9 milyona çıktı. Nisan 2014 itibariyle bu sayı, yaklaşık 5.5 milyonu buldu.
Etiketler:
Biyokimya Bölümü,
Biyokimya Ders Konuları,
Biyokimya Haberleri,
Biyokimya Kongreleri,
Biyokimya Taban Puan,
Biyokimya Terimleri,
Biyoloji Notları,
Cumhuriyet Üniversitesi,
Genel kimya laboratuvarı
Cumhuriyet Üniversitesi Biyokimya Bölümü Facebook Sayfası
Biyokimya Bölümü facebook sayfamızı beğenip bölümümüzle ilgili bilgileri takip edebilirsiniz.
Biyokimya Nedir ?
Biyokimya Nedir ?
Biyokimya, biyolojik sistemlerin kimyasal yapı ve işlevlerini moleküler düzeyde inceleyen bir bilim dalı olup, sağlık ve yaşam bilimlerinin temelinde yer almaktadır. Bu amaçla, pek çok bilim dalı ile yakından ilişki içindedir.
2011-2012 öğretim yılında eğitime başlayan Biyokimya bölümünde; 3 Profesör ve 1 Yardımcı Doçent olmak üzere toplam 4 öğretim üyesi bulunmaktadır. Bölümümüzde canlı yaşamı ile ilgili biyoloji, fizik, kimya, gibi temel bilimlere hakim, biyokimya alanında uluslar arası gelişmeleri takip edebilecek, sağlık bilimleri, beslenme ve çevre olaylarını ilgilendiren konularda bilimsel ve teknolojik alanda gerekli katkıları yapabilecek, etkili ve verimli çalışma disiplinini kazanmış insan gücünün yetiştirilmesi amacıyla lisans eğitiminin verilmesi hedeflenmiştir.
Öğrenim süresince, zorunlu ders ve laboratuarlar dışında değişik seçmeli ders alarak ve bir bitirme tezi hazırlamak koşulu ile 135 krediyi tamamlayan öğrencilerimiz mezun olacaktır. Ayrıca, Lisans öğrencilerinden gerekli koşulları sağlayanlar, Moleküler Biyoloji ve GenetikBölümü'nde çift anadal yapma olanağına sahiptirler. Öğrencilerimizin, 1 veya 2 dönem ERASMUS değişim programı kapsamında yurt dışında veya FARABİ değişim programı kapsamında yurt içinde başka bir üniversitede devam edebilme imkanları bulunmaktadır. Yüksek lisans ve doktora programlarından oluşacak lisansüstü eğitiminde ise; bilimsel olarak donanımlı araştırmacı ve akademisyen yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.
Biyokimya alanında güncel akademik ve mesleki temel eğitimi alan mezunlarımız, resmi/özel sektör ARGE bölümlerinde araştırmacı, tıbbi ve kimyasal maddeler, tarım ilaçları, ilaç, gıda, kozmetik ve deterjan sanayileri gibi endüstriyel kuruluşlarda uygulamacı olarak görev alabilirler. Ayrıca, mezunlar lisans eğitimi tamamlandıktan sonra yüksek lisans ve doktora eğitimi alarak akademik kariyer yapabilirler.
Biyokimya Bölümü Taban Puanları 2013 2014 LYS
| Puan Türü | Kont. | En Küçük Puanı | En Büyük Puanı | ||
| Biyokimya | MF-3 | 62 | 342,08592 | 409,90573 | |
| Cumhuriyet | Biyokimya | MF-3 | 57 | 252,46140 | 298,12187 |
Biyokimya Bölümü Taban Puanları 2013 2014 , Biyokimya Başarı Sırası 2013 2014 , Biyokimya Bölümü Olan Üniversiteler , Biyokimya Puanı 2013, Biyokimya Puan Türü, Biyokimya Bölümü İçin Kaç Puan Gerekir, Biyokimya YGS LYS Taban ve Tavan Puanları 2013, Biyokimya Bölümü Hangi Üniversitelerde Var
Cumhuriyet Üniversitesi Biyokimya Taban Puanı 2014 LYS YGS LYS-4 Puan Türü
Bölümümüz bu sene 4.öğrencilerini alacak 2014 LYS sınavlarından sonra tercihler yapılacka taban puanlar belli olacak.Geçen sene bölümümüze giren en düşük puan 252,46140 , en yüksek puan 298,12187.
Sınava Girip Bölümümüzü tercih edecek arkadaş
Cumhuriyet üniversitesi biyokimya bölümü facebook sayfamızı takip edebilirler.
Sınava Girip Bölümümüzü tercih edecek arkadaş
Cumhuriyet üniversitesi biyokimya bölümü facebook sayfamızı takip edebilirler.
29 Mayıs 2014 Perşembe
3 Mayıs 2014 Cumartesi
Diş Macunundaki Beş Tehlike
.jpg)
Ailenizin dişlerini motorlarda kullanılan yağ gidericiler veya fare zehiri ile fırçalamasını ister miydiniz? Bilmeden şu an buna izin veriyor olabilirsiniz. Siz ve çocuğunuz tarafından günlük olarak kullanılan diş temizlik ürünleri toksin maddeler içeriyor olabilir. Bu yüzden diş macununuzun ve ağız gargaranızın içeriklerini kontrol etmenizde fayda var.
Çoğu ticari diş macunları ve ağız gargaralarında bulunan zararlı maddeler küçük moleküllüdür. Bu sayede ağızdaki dokulardan kan dolaşımına girebilir, karaciğerde, böbreklerde, kalpte, akciğerlerde ve diğer dokularda birikebilirler. Sodyum florür, FD&C Mavi Boya 1 and 2, sodyum loril sülfat, triklosan, ve hidratlı silika bu maddelerdendir. Bu maddeler kanser, körlük, hatta ölüm vakalarıyla ilişkilendirilmiştir.
Hem fare zehrinin hem de diş macununun ana bileşenlerindendir. Diş hekimleri çürüklerin önlenmesi için bu maddeyi yıllardır önerdiğinden diş temizliği ürünlerinde bulunmaktadır. Fakat çoğu popüler diş macununun 120 gramında küçük bir çocuğun 2-4 saat içinde ölümüne sebep olacak kadar sodyum florür bulunur.
Çocuklarda ve gençlerde bu maddenin az miktarda yutulması tükürük salgılanmasına, baş dönmesine, kusmaya, üst karın ağrısına ve ishale sebep olabilir. Kanserojen maddenin büyük dozları ise felce, kas güçsüzlüğüne, klonik sarsıntılara, sonraki aşamalarda ise solunum ve kalbin durmasına yol açabilir. Florür birçok anestezik, hipnotik ve psikiyatrik ilacın da önemli maddelerindendir.
Şaşırtıcı şekilde florür FDA (Food & Drug Administration) tarafından hiçbir zaman onaylanmamıştır. 1990 tarihli bir çalışma çürükleri de azaltmadığını göstermektedir. Bilim adamları son dönemlerde florürü diş deformasyonu, artrit, alerjik reaksiyonlar ve yılda kanser sonucunda 10.000 ölümle ilişkilendirmektedir.
FD&C Mavi Boya 1 and 2: Bu boyalar diş macunları ve birçok üründe kullanılan yapay renklendiricilerdir. Son araştırmalar bu maddelerin birçok davranışsal bozukluğa, öğrenme bozukluğuna ve sağlık problemine yol açtığını göstermiştir. Aynı zamanda FD&C boyası önemli alerjik reaksiyonlara, astım ataklarına, baş ağrılarına, baş dönmesine, yorgunluğa, gerginliğe, konsantrasyon bozukluğuna ve kansere sebep olabilir.
FD&C boya petrolden sentez edildiği için, işlenmemiş yağ kullanmaktan farklı değildir. Eskiden doğrudan kömür katranı yağından yapılan bu boyalar sağlık endişelerinden dolayı yasal düzenlemelerden sonra sentetik olarak oluşturulmaktadır. Yine de hala kanserojen etkiler bulundurmaktadır. Diş macunu hiç yutulmasa bile bu madde dudak derisinden veya ağzın içerisindeki mukoza zarından saniyeler içinde emilebilir.
Sodyum Loril Sülfat (SLS)
Büyük ihtimalle kişisel temizlik ürünlerinde bulunan en tehlikeli madde SLS’dir. Köpürücü etkisi olduğu için diş macunlarına katılır ve macuna işe yarıyor görünümü verir. Halbuki araştırmalar deri için oldukça yıpratıcı ve zararlı etkileri olduğunu göstermiştir.
Temizlik endüstrisinde SLS, garaj zemini temizleyici, motorlar için yağ giderici ve araba yıkama deterjanı ürünlerinde kullanılır. Klinik testlerde ise cildi tahriş edici madde olarak ilk tercih edilen kimyasaldır. Bu maddeyle cildi tahriş edip, iyileştirici ürünlerin etkisi denenir.
SLS dokulardan içeri girip, gözde, beyinde, kalpte ve karaciğerde birikebilir; uzun dönemde ciddi zararlara yol açabilir. Çoğu yetişkin ve bebek şampuanında da bulunmaktadır.
Triklosan
Deterjan ve diş macunlarında sıkça görülen bu kimyasal anti-bakteriyel özelliğe sahiptir. Halbuki formülü ve yapısı bazı en zehirli kimyasallarınkine çok benzerdir. Bu sebeple insan sağlığına olabilecek zararlı etkileri dikkatle gözlenmektedir. Kullanıldığı ürünlerin üreticileri sağlık tehlikesi taşımadığını iddia etse de A.B.D Çevre Koruma Kurumu (Environmental Protection Agency – EPA) tehlikeli bir böcek ilacı olarak sınıflandırmıştır. Hem insan sağlığına hem de çevreye zararlı bulunmuştur. Triklosan, insanlarda kansere sebep olduğu düşünülen klorofenol kimyasal grubuna dahildir.
Hidratlı Silika
Diş minesine zarar veren bir beyazlatıcıdır. Kuvars, kum ve çakmaktaşında bulunan kristalize bir bileşenden elde edilir. Diş minesi günlük mineral takviyesini tükürükteki kalsiyum ve fosfor içeriğinden alır. Dişleri hidratlı silika kadar aşındırıcı bir maddeyle temizlemek mineye zarar verir ve mineral almasını da engeller. Uzun dönemde yıpranma oluşabilir.
Silika ve silikon içeren ürünler özellikle diş etleri hastalığı, diş çürüğü, hassaslık ve diş eti çekilmesi bulunan kişiler tarafından kullanılmamalıdır. Her ne kadar bu maddeler tartarı yok edip dişleri daha beyaz yapabilse de ağzın, diş etlerinin ve dilin asit / baz dengesini de bozarak zararlı olabilirler.
Gluten Nedir ?
Gluten, buğday içerisinde yeralan ve un öz değerlerini en fazla içeren protein grubudur. Unun içerisinde Yas gluten değeri 28-32 arası ideal olup eksikliği durumunda iyi buğday ile karıştırılarak veya kuru gluten ilavesi ile istenen değerlere ulaşılabilir. Kuru gluten, buğday nişastası üreticilerinin yakın geçmişe kadar teknoloji yetersizliğinden dolayı elde edilmesi zor olan ancak bugün Un sanayi, dayanıklı unlu mamuller, ve balık yemi başta olmak üzere yem sanayinde kullanılan bir sanayi hammaddesi haline gelmiştir.
Yem sanayindeki kullanımı özellikle balık yavru yemlerinde 2 mm nin altında yeralan extruder ürünlerinin imalinde avantaj sağlamaktadır. Son yıllarda birçok yem üreticisi tarafından tercih edilmektedir.
Kullanımının sınırlı veya kontrollu olması gerekliliği Çölyak hastalığının bu protein grubuna karşı hassasiyetinden kaynaklanmaktadır. Batı ülkelerinde hazır gıdalarda, içindekiler listesinde belirtilmesi gereken belli bir oranın üzerinde risk taşıyan alerjenlerin başındadır.
Kuş yuvalarına ‘sigara izmariti’ kalkanı

Yeni bir araştırma, şehirlerde yaşayan kuşların yuvalarını böceklerin istilasından korumak için sigara izmariti kullandıklarını ortaya koydu.
Bolivyalı araştırmacılar, şehirlerde yaşayan kuşların yuvalarını ‘temiz tutmak’ için şehir hayatının getirdiği faydalardan yararlandıklarını ortaya koydu. Araştırmaya göre, kuşlar yuvalarındaki böcekleri öldürmek ve onları uzak tutmak için sigara izmaritlerini kullanıyor.
Royal Society Biology Letters dergisinde yayımlanan araştırma, kuşların yuva yapımında neden çok miktarda sigara izmariti kullandığına da açıklık getirmiş oldu.
Bolivya’nın Ekoloji Ensititüsü (UNAM) tarafından yapılan çalışmanın başını çeken Isabel López-Rull ve ekibi, sigara izmaritlerinin böcekler karşısında oldukça etkili olduğunu fark etti.
López-Rull, “Kuş yuvalarında ne kadar fazla sellüloz asetat varsa, böceklerin yuvada bulunma olasılığı da o kadar azalıyor… Dahası, böcekler ısının tuzağına düşüp içilmiş veya içilmemiş sigaraya yaklaşmaya çalıştıklarında, birçoğu başarılı olamıyor. Nikotin miktarı daha fazla olduğu için, içilmemiş sigaraya yaklaşmaları daha zor oluyor” dedi.
KORUNAKLI YUVALARDA DA VAR
Araştırmacılar, birçok kuş türünün yuva korumasında izmarit kullandığını tespit etti. İzmarite başvuran kuşların başında serçe ve bülbül geldiği ifade edilirken, diğer kuş türlerinin de izmariti sıkça kullandığı ifade edildi.
Araştırmacılar, birçok kuş türünün yuva korumasında izmarit kullandığını tespit etti. İzmarite başvuran kuşların başında serçe ve bülbül geldiği ifade edilirken, diğer kuş türlerinin de izmariti sıkça kullandığı ifade edildi.
Araştırma makalesinde, “Kuşlar, yuvalarını işgal eden böceklere karşı gösterdikleri davranış değişikliğiyle tepki verirler… Örneğin, bazı kuş türleri yuvalarına bol miktarda çiçek taşır ve uçucu bileşiklerin etkisiyle böcekleri uzak tutar” dedi. Sigara izmariti kullanmanın da benzer bir davranış şeklinden doğduğu ifade edildi.
İzmaritin, şehirlerde yaşayan kuşlar için yaşadıkları yerin sunduğu bir kaynak olarak belirdiği ve yuva inşasında kullanılan maddeler arasına girdiği belirtildi. Araştırmacılar buna rağmen şehir ortamının kuşlar için en zorlayıcı çevre olduğunu da ifade etti.
Etiketler:
Biyokimya Bölümü,
Biyokimya Haberleri,
Biyoloji Notları
28 Şubat 2014 Cuma
Karbohidratların kağıt kromatografisi deneyi ve Karbohidratların renk tepkimeleri deneyi

Karbonhidrat nedir?
Karbonhidrat; Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklere denilmektedir.Karbonhidrat insan ve hayvan vücudunda glikojen olarak, bitkilerin yapısında nişasta ve selüloz olarak bulunmaktadır
Karbonhidratlar yapılarına göre 3 gruba ayrılırlar
1- Monosakkaritler (Basit Şekerler): Glikoz (üzüm şekeri), Fruktoz (meyve şekeri), Galaktoz (6 karbonlu monosakkarit)
2- Disakkaritler: Sakkaroz (çay şekeri), Laktoz (süt şekeri), Maltoz (malt şekeri)
3- Polisakkaritler: Nişasta (bitkilerdeki depo karbonhidrat), Glikojen (kas ve karaciğerdeki depo karbonhidrat), Selüloz (posa)
Karbonhidrat çeşitleri nelerdir?
1- Glikoz: En basit şeker olarak bilinen glikoz bitkide fotosentez olayı sonucunda oluşur. Glikozun fazlası bitkilerde nişasta, hayvanlarda glikojene dönüştürülerek depolanır.
2- Nişasta: Yalnızca bitkide depo besin maddesi olarak görülür. Çok sayıda glikoz molekülünün bir araya gelerek oluşturduğu bir yapıdır. Arpa, buğday, patates gibi besinlerde görülür. Suda erimezler. hücre zarındaki porlardan geçemeyecek kadar büyük moleküllerdir. Hayvanlar nişastayı sindirim olayı ile glikoza dönüştürerek kullanırlar. Nişastanın ayıracı iyot çözeltisidir. Nişasta iyot çözeltisi ile mavi-mor renge dönüşür.
3- Selüloz: Bitki, mantar ve bakteri hücrelerinde hücre zarının dışında bulunan hücre çeperi selülozdan oluşur. Selüloz hayvan hücrelerinde bulunmaz. Aynı zamanda hayvanlarda selülozun sindirimi yapılamaz. Sadece geviş getiren memelilerin bağırsaklarında bulunan bakteriler selülozu sindirebilirler.
4- Glikojen: Hayvan hücrelerinde ve mantar hücrelerin-de fazla glikozun depo şekli glikojendir. Bitkilerde glikojen bulunmaz. Hayvanlarda glikozun fazlası kas ve karaciğerde glikojen şeklinde depolanır. Kandaki glikoz seviyesi düştüğünde ise glikojen glikoza dönüşerek kana geçer.
Karbonhidrat eksikliği nelere sebep olur?
Öncelikle B vitaminleri , bazı aminoasitler ve lif eksikliği görülür. Bunun yanında halsizlik ,yorgunluk, depresyon, unutkanlık, sinir sistemi bozuklukları, sindirim sistemi rahatsızlıkları, proteinin vücut tarafından kullanılamaması sonucu yapım ve onarımda azalma, yetersiz lif alımından ötürü uzun vadede kanser ve kalp hastalıkları görülebilir.
Bir insanın günde alması gereken karbonhidrat miktarı ne kadardır?
Herkesin metabolizma hızı farklıdır. Bizim metabolizma hızımız, yaşımıza, cinsiyetimize, aktivite düzeyimize, kilomuza vb göre değişmektedir. Metabolizma hızımıza göre almamız gereken kalori belirlenir. Bu kalorinin ortalama olarak %55 i karbonhidratlardan, %15 i proteinlerden %30 u ise yağlardan sağlanmalıdır.Metabolizma hızı 2000 kkal olan bir bireyin aldığı enerjinin 1100 kilokalorisi karbonhidrattan gelmelidir.Karbonhidratın miktarı belirlendikten sonra cinsi için Glisemik İndeksine ve yüküne bakarak karar verilmelidir.Mesela pirinç pilavının Glisemik indeksi 139 ,Glisemik yükü 59 dur.Buna karşın bulgur pilavının glisemik indeksi 48 ,glisemik yükü 12 dir.Bu iki besinin aslında kalorileri yakındır.Gördüğümüz gibi burada kaloriden çok içerik önem kazanmaktadır. Glisemik indeksi ve yükü düşük olan besinler tok tutar ve kilo vermemize yardımcıdır.
Peki karbonhidratlı yiyecekler nelerdir?
Esas olarak Mısır gevreği, tahıl ve ekmek çeşitleri, pirinç, arpa,yulaf, makarna yüksek karbonhidrat içerir.
Meyvelerdende, kayısı, hurma, yaban mersini, muz, incir, üzüm, elma, portakal, armut, ananas, çilek, karpuz, ve kuru üzüm yüksek karbonhidrat içermektedir.
Baklagil türlerinden; nohut, kuru fasulye, börülce, bakla yüksek kompleks karbonhidrat taşırlar. Bazı kök sebzelerden, patates, tatlı patates, havuç, mısır da bu gruba dahildir.
Toz şeker, şekerleme, kek, mısır şurubu, meyve suyu, ekmek, beyaz undan yapılmış makarna ve mısır gevreği basit karbonhidratlı gıdalara girmektedir.
Yüksek miktarda kompleks karbonhidrat taşıyan besinler ise, kepek, yulaf, mısır, arpa, karabuğday, mısır unu, makarna, patates, kepekli pirinç, kıyılmış buğday, tam tahıllı gevrek, bezelye, musli, fasulye, mercimekdir. Yüksek karbonhidratlı besinler bize, sağlıklı ve formda olmak için vitamin, mineral ve lif açısından yeterli bir kaynak oluştururlar.
Süt ürünleri, yüksek yağ ve protein içerikleriyle tanınırlar. Ama, yağsız süt, diyet yoğurt, çikolatalı süt yüksek karbonhidratlı besinler grubuna da girer. Bütün cikolata ve şeker türleri, ve kurabiyeler yüksek miktarlarda karbonhidrat içerir.
Sözlükte karbonhidrat ne anlama gelmektedir?
Yağ, yumurta akı vb. maddelerin yanı sıra, insan ve hayvanların organik besinlerinden en önemlisi olan organik kimya bileşiklerinin genel adı.
24 Şubat 2014 Pazartesi
Hızlı refleks için yumurta yiyin

Hollanda'daki Leiden ve Amsterdam üniversitelerinden bilim adamları, katılımcıların televizyon karşısında refleklerinin hızını inceledi.
Katılımcılardan ekranda yeşil bir ok gördüklerinde mümkün olduğunca hızlı bir düğmeye basmaları, kırmızı ok gördüklerinde ise tepki vermemeleri istendi. İlk aşamada, katılımcılara deneyden önce plasebo, ikincisinde tirozin bakımından zengin portakal suyu verildi. Tirozin alanların daha canlı ve reflekslerinin daha hızlı olduğu görüldü.
Bilim adamları, araç kullananların tirozin bakımından zengin besinler tüketerek daha hızlı refleklere sahip olabileceklerini, böylece de güvenliklerinin artabileceğini vurguladı. Araştırmanın sonuçları ''Neuropsychologia'' dergisinde yayımlandı. Tirozin, yumurta ve soyanın yanı sıra parmesan peyniri ile bademde de bolca bulunuyor.
Ayrıca tirozinin depresyona da iyi geldiği biliniyor.
Vitamin deposu otlar

Doç. Dr. Nurten Budak, bu otların vitaminlerin yanı sıra demir ve kalsiyum mineralleri bakımından da zengin bir içeriğe sahip olduğunu kaydederek şu bilgileri verdi:
“Doğada kendiliğinden yetişen madımak, ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu ve yemlik gibi otlar E, A, C, B2 ve B6 vitaminleri, demir ve kalsiyum mineralleri bakımından oldukça zengindir. Bu vitamin ve minerallerin yetersizliği kansızlık, cilt bozuklukları, sindirim ve sinir sistemi bozukluklarına neden olabilmektedir. Bu nedenle doğada bol bulunan bu otların tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Bu otlar içeriklerindeki vitamin ve mineraller ile çeşitli hastalıklara, ilaçlara, bazı kimyasal maddelere ve hava kirliliğine karşı vücudun direncini artırırlar, ısı değişimlerine karşı vücudu korurlar. Böylece vücudun savunma mekanizmaları güçlendirilmiş olur.”
Hamile ve anneler için de önemli besin kaynağı
Otların içeriklerinde bulunan A vitamininin depolanabilme özelliğine sahip olduğunu da belirten Budak, A vitaminlerinin bitkilerde bulunan karatoneidlerin depolanarak vücutta uzun süre kullanıldığını ve bu vitaminlerin hücreleri koruyucu özelliği olduğunu söyledi.
Otların içeriğinde bulunan folik asitlerin ise gebe ve anneler için daha büyük önem taşıdığını ifade eden Budak, “Otların içeriğinde bulunan folik asit de beslenme açısından oldukça önemli bir vitamin çeşididir. Gebeler ve anneler diğer insanlara göre günlük olarak daha fazla folik asit tüketmelidirler. Bu açıdan otlar, gebeler ve anneler için de önemli bir besin kaynağıdır” diye konuştu.
Bu otlar nasıl tüketilmeli?
Doğadan toplanan otların tüketilmeden önce temizliğinin iyi şekilde yapılması gerektiğine dikkati çeken Budak, şöyle devam etti:
“Otların içeriğindeki folik asit ve C vitamini suda erime özelliğine sahiptir. Bu nedenle pişirilerek yenecekse otların pişirme suları dökülmemelidir. Bu otların ıspanak gibi yemeği yapılabilmesine rağmen daha çok taze olarak tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Taze tüketimin yanı sıra ısırgan otunun böreği, madımağın bulgurlu yemeği veya kuzukulağının salatası yapılabilmektedir. Bu otların kurutularak yenmesini tavsiye etmiyoruz.”
9 Temmuz 2013 Salı
Biyokimyager Kimdir?
TANIM Biyolojik bilimler, sağlık bilimleri, beslenme, çevre olayları ile ilgili konularında araştırma ve uygulama yapan kişidir. GÖREVLER -
Beslenme, genetik ilaçların etkisi ve hastalıklardan ileri gelen kimyasal değişiklikler konusunda araştırma yapar,Beslenme, genetik ilaçların etkisi ve hastalıklardan ileri gelen kimyasal değişiklikler konusunda araştırma yapar,Beslenme, genetik ilaçların etkisi ve hastalıklardan ileri gelen kimyasal değişiklikler konusunda araştırma yapar, - İnsan, bitki ve hayvan hastalıklarından sorumlu küçük organizmalar üzerinde araştırmalar yapar, - Laboratuvar ortamında çeşitli biyokimyasal maddeler elde etmek için çalışmalar yapar (protein, kan serumu proteini, amino asit, organik asit ve bileşikler gibi), - Kimyasal ve biyolojik kaynaklı bütün kirleticilerin organizmalar üzerindeki zararlı etkilerini inceler. - Tekniğine uygun olarak hücre ve doku kültürü hazırlar, - Temiz ve sağlıklı beslenme (besin kimyası ve teknolojisi, fermantasyon, gıda mikrobiyolojisi, gıda hijyeni) konularında çalışmalar yapar ve raporları düzenler ya da raporları onaylar. KULLANILAN ALET VE MALZEMELER -
Laboratuvar ortamında; Spektrofotometre (analitik laboratuvar cihazı), pHstat, İnkübatör, Su Banyoları, Distile su cihazları, Ultrasantrifij, Ultrafiltrasyon Cihazları, Termostat ve Kriyostatlar, Oksijenmetre, PCR, Fermantörler, Mikroskop, Santrifüj, pHmetre, Filtrasyon, Kromatografik ekipmanlar(ayırma saflaştırma cihazları), hassas terazi, tüpler, pompalar, soğutucular, çeşitli balonlar gibi labotatuvar araç ve gereçleri ve kimyasal maddeler.Laboratuvar ortamında; Spektrofotometre (analitik laboratuvar cihazı), pHstat, İnkübatör, Su Banyoları, Distile su cihazları, Ultrasantrifij, Ultrafiltrasyon Cihazları, Termostat ve Kriyostatlar, Oksijenmetre, PCR, Fermantörler, Mikroskop, Santrifüj, pHmetre, Filtrasyon, Kromatografik ekipmanlar(ayırma saflaştırma cihazları), hassas terazi, tüpler, pompalar, soğutucular, çeşitli balonlar gibi labotatuvar araç ve gereçleri ve kimyasal maddeler.Laboratuvar ortamında; Spektrofotometre (analitik laboratuvar cihazı), pHstat, İnkübatör, Su Banyoları, Distile su cihazları, Ultrasantrifij, Ultrafiltrasyon Cihazları, Termostat ve Kriyostatlar, Oksijenmetre, PCR, Fermantörler, Mikroskop, Santrifüj, pHmetre, Filtrasyon, Kromatografik ekipmanlar(ayırma saflaştırma cihazları), hassas terazi, tüpler, pompalar, soğutucular, çeşitli balonlar gibi labotatuvar araç ve gereçleri ve kimyasal maddeler. - Üretim ortamında; yukarıda tanımlanan cihazlarla birlikte büyük çaplı üretimlerde kullanılan mayalama cihazı ve üretim sistemleri ile çeşitli kimyasallar. - Eğitim ortamında; bilgisayar, eğitim programları ve eğitim araç gereçleri ile laboratuvar cihazları ve çeşitli büro malzemeleri. MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER Biyokimyager olmak isteyenlerin; - Üstün bir akademik yeteneğe ve analitik düşünme gücüne sahip, - Başta biyoloji ve kimya olmak üzere fen bilimlerine karşı ilgili ve bu alanda başarılı, - Bilimsel çalışmalara meraklı ve istekli, - Dikkatini yoğunlaştırabilen ve sabırlı, - Biyolojik ve kimyasal maddelere karşı alerjisi ile görme sorunu olmayan kimseler olmaları gerekir. Yabancı dil bilgisine sahip olmak ve teknolojik yenilikleri takip etmek başarıyı artırıcı bir özelliktir. ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI Biyokimyagerler çalışmalarını genellikle laboratuvar ortamında ya da kapalı ortamlarda yürütürler. Laboratuvarlar sessiz–sakin ve hijyeniktir, ancak kullanılan kimyasal madde ve bileşikler nedeniyle kokuludur. İlaç, gıda, temizlik maddeleri ve plastik vb. üreten fabrikalarda yada arıtma tesisi gibi yerlerde çalışılması durumunda gürültüye maruz kalınabilir. Üretimle ilgili işleri yürüten biyokimyagerlerin çalışma saatleri belli konularda araştırma yapanlara nazaran daha düzenlidir. Zehirli ve tehlikeli maddeler yada radyoaktif maddelerle çalışılıyorsa büyük dikkat gösterilmeli ve mutlaka bunlara özgü özel güvenlik önlemleri alınmalıdır. Canlı yaşamı ile ilgisi biyokimyayı, benzer nitelikteki fizik, kimya, biyoloji gibi fen bilimleri ile sağlık, beslenme ve çevre konularında etkin bir dal haline getirdiğinden yukarıda sayılan uzmanlık alanlarıyla sıkı işbirliği halindedir. Bu nedenle biyokimyagerler de çalışırken işin türüne göre kimyagerler, biyologlar, hekimler, eczacılar, laborantlar, gıda ve ziraat mühendisleri, çevre mühendisleri gibi meslek elemanları ve diğer çalışanlarla iletişim halindedirler. ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARIBiyokimyagerlerin; ilaç, aşı ve özellikle biyopolimerlere dayalı protezler gibi tıbbi malzemeler üreten fabrikalar, boya, mürekkep, elyaf, plastik vb. kimyasal maddeler, tarım ilaçları, kozmetik, deterjan ve fermantasyon teknolojisine dayalı üretim yapan sanayi tesisleri gibi oldukça geniş bir yelpazede çalışma olanakları vardır. Ayrıca üniversitelere bağlı kurulan biyoteknoloji araştırma ve uygulama merkezi, genetik hastalıklar araştırma merkezi gibi yerlerdeki araştırma laboratuvarları ile tıbbi analizler gibi rutin işlemlerin yapıldığı laboratuvarlarda görev alabilirler. Ayrıca benzer hizmetler için Silahlı Kuvvetler bünyesindeki laboratuvarlarda muvazzaf astsubay ve subay olarak istihdam edilebilirler. Çevrenin korunabilmesi konusuna bütün dünyada giderek artan ilgi nedeniyle, çevre ve hava kirliliğini önlemek yada azaltmak amacıyla endüstriyel tesislerin kurduğu veya yerel yönetimlere ait arıtma tesislerinde ve bunlarla ilişkili laboratuvarlarda çalışma olanakları da vardır. Mezunlar yukarıdaki iş alanlarında; üretim sürecinde veya sürecin gerektirdiği rutin kalite-kontrol analizleri, sağlıkla ilgili testler, yeni yöntem geliştirme çalışmaları ve bunların uygulanmasında görev üstlenebilirler. Ayrıca projelerin yürütülmesi ve sonuçlandırılmasında yönetici konumunda çalışabilirler. Biyokimyanın biyoloji, fizik, ekoloji, zooloji gibi çeşitli bilim dalları ile olan bağlantısı ve biyoteknoloji alanındaki gelişmeler nedeniyle iş bulma olanakları hergeçen gün artmaktadır. Türkiye’de yeni gelişen bir alan olması nedeniyle ve pek çok bilim alanıyla kesişme noktasında yer alması sebebiyle, mezunların yüksek lisans ve doktora eğitimlerine devam ederek akademik kariyer yapma olanakları oldukça geniştir. Bu süreç esnasında çeşitli üniversiteler ve bilim alanlarında akademisyen olarak yer alarak eğitim çalışmalarına katılır, öğrencilere ders verirler. Biyokimya, Biyoteknoloji, Moleküler Biyoloji, Genetik gibi bilim alanlarıyla ilgili yurtdışındaki araştırma ve üretim şirketleri ile bu alanlardaki yurtdışındaki üniversitelerde iş ve kariyer olanakları geniştir. MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER Mesleğin eğitimi; üniversitelere bağlı fakültelerin “Biyokimya” Bölümünde verilmektedir. MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI Meslek eğitimine girebilmek için; - Lise veya dengi okul mezunu olmak, - Öğrenci Seçme Sınavı’nda ( ÖSS) yeterli “sayısal (SAY)” puanı almak, - Sınav sonucuna göre hazırlanacak Tercih Bildirim Formu’nda “Biyokimya” lisans programını tercih etmek gerekir. “Biyokimya Teknikerliği”, “Çevre”, “Çevre Kirlenmesi ve Kontrolü”, “Çevre Koruma”, “Fermantasyon” , “Fermente Ürünler”, “Gıda Teknikerliği”, “Gıda Teknolojisi”, “Gıda Kalite ve Sağlık Kontrol”, “Gıda Analizleri ve Teknolojisi”, “Kimya”, “Laboratuvar”, “Patoloji Laboratuvar”, “Sağlık Laboratuvarı”, “Tıbbi Laboratuvar”, “Yağ Endüstrisi” önlisans programlarını başarı ile bitirenler de ÖSYM tarafından açılan Dikey Geçiş Sınavı’nda (DGS) “Biyokimya” lisans programına geçiş yaparak eğitimlerine devam edebilirler. EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ Eğitim süresi 4 yıldır. Ancak 1 yıl zorunlu yabancı dil hazırlık programı ile birlikte bu süre 5 yıl olmaktadır. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİNDE HAZIRLIK YOK. Biyokimya programı içinde “Biyokimyagerlik” ve “Biyoteknoloji Ağırlıklı Biyokimyagerlik” olmak üzere iki ana yönlendirici program vardır.Hazırlık sınıfından sonraki eğitimin: I-II-III-IV. yarıyılında (2.sınıfın sonuna kadar) Biyokimya Lisans Ortak Programı adı altında öğrencilere; Matematik, Genel Biyoloji, Genel Kimya, Hücre Biyolojisi, Fizikokimya, Anorganik Kimya, Organik Kimya, Analitik Kimya, Mikrobiyoloji, Enstrümental Analiz, Bilim İngilizcesi gibi zorunlu alan ve ortak temel derslerin yanında Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türk Dili ve Bilgisayar dersleri okutulmaktadır. Ayrıca Histoloji ve Ekolojik Kimya gibi seçmeli alan dersleri de verilmektedir. V. yarıyılda ise yukarıda sözü edilen iki yönlendirici alandan Biyokimyagerlik Lisans Programı’nda okutulan zorunlu alan dersleri; Biyokimya, Biyokimyada Temel Teknikler ve Genetik. Seçmeli alan dersleri; Biyofizikokimya, Biyoanorganik Kimya, Gıda Mikrobiyolojisi, Çevre Kimyası vb.dir. Ayrıca serbest seçmeli dersler de verilmektedir. VI. yarıyılda okutulan zorunlu alan dersleri; Biyokimya, Biyomoleküllerde Yapı Tayini. Seçmeli alan dersleri; Enzimoloji, İlaç Metabolizması, Fizyoloji, Genetik, Polimer Kimyası’dır. Yine serbest seçmeli dersler de sözkonusudur. VII. yarıyılda okutulan zorunlu alan dersleri; Biyokimya, İmmunoloji’dir. Ayrıca Diploma Çalışması da bu dönemdedir. Seçmeli alan derslerinden bazıları ise Biyoteknoloji, Toksikoloji, Gıda Ambalaj Maddeleri ile Biyokimyada Deney Hayvanları’dır. Serbest seçmeli dersler de sözkonusudur. VIII. yarıyılda zorunlu alan dersi olarak Diploma Çalışması yer alır. Seçmeli alan dersleri olarak ise Klinik Kimya, Endüstriyel Hijyen, Teknik İnceleme, Atık Değerlendirmesi ve Arıtma Yöntemleri gibi dersler verilmektedir. Serbest seçmeli dersler bu yarıyılda da vardır. MESLEKTE İLERLEMEBu meslekte uzmanlaşma daha eğitim yapılırken başlamaktadır. İlk 2 yıl Biyokimya Ortak Lisans Programı olarak verilen eğitimden sonra 3. yıldan itibaren “Biyokimyagerlik” ve “Biyoteknoloji Ağırlıklı Biyokimyagerlik” olarak iki ana yönlendirici program başlar. Ayrıca her iki programda da verilen seçmeli alan dersleri ve serbest seçmeli ders olanaklarıyla öğrenciler sağlık, gıda, çevre gibi alanlara yönelerek ileride mesleklerinde uzmanlaşmanın yolunu da açmış olurlar. Günümüzde bulunmamakla birlikte, Avrupa Birliği normlarının ve uyum çalışmalarının ilerlemesiyle birlikte tüm dünyada ve özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi, Biyokimya Uzmanlık Eğitimi konusunda da yeni olanaklar ortaya çıkabilecektir. Biyokimya öğretim programları temel ve ortaöğretim kurumları için öğretmen yetiştirmeyi hedeflememektedir. Ancak, lisans eğitimi tamamlandıktan sonra yüksek lisans ve doktora eğitimi alarak akademik kariyer yapabilirler. İşletmelerde üretimle ilgili süreçlerde çalışanlar deneyimlerine göre yönetici konumuna gelebilirler. BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMUÖğrenciler eğitimleri süresince Kredi ve Yurtlar Kurumu’nca verilen öğrenim ve harç kredisinden yararlanabilirler. Ayrıca özel ve kamu kurumlarının sağladığı burs imkanlarından da faydalanabilirler. Eğitim sonunda; kamu sektöründe işe başlayanlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre hizmet sınıfındaki kadroların karşılığı olan derece ve kademeden aylık alırlar. Ücretler yıllık belirlenen oranlarda ve kıdeme göre artış göstermektedir. Üniversitelerde akademik kadroda istihdam edilenler 2547 sayılı kanuna tabiidirler, ücretlerini de buna göre alırlar. Özel sektörde çalışıldığında ücretler işyerindeki pozisyona göre yapılacak anlaşmalarla belirlenmektedir. Genellikle ilk işe başlayışta asgari ücretin 2 katı civarında ücret alınmaktadır. Ücretler performansa göre sonraki yıllarda artmaktadır. Deneyimli, bilgisayar kullanabilen, yabancı dil bilen ve kendini geliştirmiş olanların kazançları daha dolgundur.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER- İlgili Eğitim Kurumları, - Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi, - Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.
26 Haziran 2013 Çarşamba
Department of Biochemistry University of the Republic (Turkey)
Turkey Biochemistry Universty
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Biyokimya Bölümü
Biyokimya bölümü mezunlarının iş olanakları oldukça geniştir. Gıda sektöründe, ilaç, tıbbi ve kimyasal maddelerin üretiminde, tarım ilaçlarının sentezinde, kozmetik ve deterjan sanayilerinde ve fermantasyon teknolojisine dayalı sanayi kollarında çalışabilir, araştırma laboratuvarlarında görev alabilirler. Ayrıca biyokimya mezunları üretim süreçlerinde sağlıkla ilgili testler yapar, yeni test yöntemleri geliştirir ve bunların uygulamasında görev alırlar. Biyokimya bölümü öğrencileri veya mezunları, eğitim formasyonu aldıkları takdirde tıbbi laboratuvar öğretmeni olarak da çalışabilmektedir.
Biyokimya günümüzün en popüler bilim dallarından biri olduğu gibi gelecekte de bu önemi giderek artacaktır. Zira biyolojik, medikal ve tıbbi araştırmalar için müracaat edilen temel bilimlerden biri konumundadır.
Türkiye'de adı yeni yeni duyulmaya başlayan fakat önemi göz ardı edilemeyecek değerde olan bir programdır Biyokimya. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'deki üniversitelerdeki biyokimya programlarının da sayısının az olması ve dolayısıyla az sayıdaki mezunun iş bulabilme imkanının daha fazla olması bu programı cazip hale getirmektedir.
Emre DEMİR
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Biyokimya Bölümü
Biyokimya bölümü mezunlarının iş olanakları oldukça geniştir. Gıda sektöründe, ilaç, tıbbi ve kimyasal maddelerin üretiminde, tarım ilaçlarının sentezinde, kozmetik ve deterjan sanayilerinde ve fermantasyon teknolojisine dayalı sanayi kollarında çalışabilir, araştırma laboratuvarlarında görev alabilirler. Ayrıca biyokimya mezunları üretim süreçlerinde sağlıkla ilgili testler yapar, yeni test yöntemleri geliştirir ve bunların uygulamasında görev alırlar. Biyokimya bölümü öğrencileri veya mezunları, eğitim formasyonu aldıkları takdirde tıbbi laboratuvar öğretmeni olarak da çalışabilmektedir.
Biyokimya günümüzün en popüler bilim dallarından biri olduğu gibi gelecekte de bu önemi giderek artacaktır. Zira biyolojik, medikal ve tıbbi araştırmalar için müracaat edilen temel bilimlerden biri konumundadır.
Türkiye'de adı yeni yeni duyulmaya başlayan fakat önemi göz ardı edilemeyecek değerde olan bir programdır Biyokimya. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'deki üniversitelerdeki biyokimya programlarının da sayısının az olması ve dolayısıyla az sayıdaki mezunun iş bulabilme imkanının daha fazla olması bu programı cazip hale getirmektedir.
Emre DEMİR
8 Ocak 2013 Salı
Klinik Biyokimya nedir ?
Klinik biyokimya, hastalıkların tanısı, benzerlerinin birbirlerinden ayırdedilmesi ve hastalık sürecinin incelenmesi açısından vücudun çeşitli sıvılarını, salgılarının ve doku örneklerinin moleküler yapı düzeyinde analizlerinin yapildığı bir bilim dalıdır. Bir başka deyişle tıbba ve klinik incelemelere özgün labora-tuvar bilimidir. Klinikte hastalık tanısını yapabilmek için eldeki verilerle biyokimyasal analiz sonuçlarının bir bütünlük içerisinde olması gereklidir. Klinik biyokimyada elde edilen negatif ya da pozitif sonuçlar hastalık tanısına destek, yol gösterici ya da öncü olabilirler. Klinik bulgularla biyokimyasal analiz bulguları birbirlerini tamamlamanın ötesinde bir olay olarak bütünleşmişlerdir. Tek başlarına hastalık tanısında yeterli olamazlar.Klinik biyokimyanın hastalıkların tanısmdaki tamamlayıcı rolünün yanı sıra koruyucu hekimlik bakımından da büyük önemi vardır. Kişilerin hastalık belirtileri ortaya çıkmadan da klinik biyokimyasal açıdan incelemeye alınmaları sonucunda elde edilen parametreler ileride ortaya çıkma eğilimi olan hastalıkların önceden saptanmasına ve gerekli önlemlerin alınmasına yardımcı olur. Bu nedenle dış görünüm olarak sağlıklı olan kişilerin de özellikle 40 yaşın üzerindeki dönemlerde yılda en az bir kez olmak üzere sağlık kontrolünden geçmeleri ve hekim önerilerine göre bazı biyokimyasal analizleri yaptırmaları (check-up) gereklidir.
15 Aralık 2012 Cumartesi
Biyokimya (Biochemistry) nasıl bir bölümdür? Bir biyokimyager ne iş yapar?
Geleceğimiz biyokimyagerlerin elinde. Sağlıklı bir çevre ve sağlıklı bir yaşam için olanakların insanlığın hizmetine sunulmasında biyokimyagerler rol almaktadır.
Biyokimya (biochemisytry) biyolojik bilimler, sağlık bilimleri, beslenme, çevre olayları ile ilgili konularında araştırma ve uygulama yapan kişileri yetiştiren eğitim dalıdır.
Bir Biyokimyager ne Yapar?
- Beslenme, genetik ilaçların etkisi ve hastalıklardan ileri gelen kimyasal değişiklikler konusunda araştırma yapar,
- İnsan, bitki ve hayvan hastalıklarından sorumlu küçük organizmalar üzerinde araştırmalar yapar,
- Laboratuvar ortamında çeşitli biyokimyasal maddeler elde etmek için çalışmalar yapar (protein, kan serumu proteini, amino asit, organik asit ve bileşikler gibi),
- Kimyasal ve biyolojik kaynaklı bütün kirleticilerin organizmalar üzerindeki zararlı etkilerini inceler.
- Tekniğine uygun olarak hücre ve doku kültürü hazırlar,
- Temiz ve sağlıklı beslenme (besin kimyası ve teknolojisi, fermantasyon, gıda mikrobiyolojisi, gıda hijyeni) konularında çalışmalar yapar ve raporları düzenler ya da raporları onaylar.
Bir Biyokimyager ne gibi özellikler taşımalı?
- Üstün bir akademik yeteneğe ve analitik düşünme gücüne sahip,
- Başta biyoloji ve kimya olmak üzere fen bilimlerine karşı ilgili ve bu alanda başarılı,
- Bilimsel çalışmalara meraklı ve istekli,
- Dikkatini yoğunlaştırabilen ve sabırlı,
- Biyolojik ve kimyasal maddelere karşı alerjisi ile görme sorunu olmayan kimseler olmaları gerekir.
- Yabancı dil bilgisine sahip olmak ve teknolojik yenilikleri takip etmek başarıyı artırıcı bir özelliktir.
Yurtdışında Biyokimya eğitimi almak isteyen öğrencilerimiz şu bölümlere de ilgi gösterdiler:
- Biology
- Biopsychology
- Cell Biology
- Chemistry
- Nursing
- Pharmacology
- Pre-Medicine
Biochemistry Örnek Dersler:
- General Biology I-II
- General Chemistry I-II
- Physics I-II
- Calculus I-II
- Organic Chemistry I-II
- Microbiology
- Biochemistry I-II
21 Haziran 2012 Perşembe
Biyokimyager Kimdir ? Biyokimyagerin Tanımı
BİYOKİMYAGER
__________________________________________________
TANIM
Biyolojik bilimler, sağlık bilimleri, beslenme, çevre olayları ile ilgili konularında araştırma ve uygulama yapan kişidir.
GÖREVLER
· Beslenme, genetik ilaçların etkisi ve hastalıklardan ileri gelen kimyasal değişiklikler konusunda araştırma yapar,
· İnsan, bitki ve hayvan hastalıklarından sorumlu küçük organizmalar üzerinde araştırmalar yapar,
· Laboratuvar ortamında çeşitli biyokimyasal maddeler elde etmek için çalışmalar yapar (protein, kan serumu proteini, amino asit, organik asit ve bileşikler gibi),
· Kimyasal ve biyolojik kaynaklı bütün kirleticilerin organizmalar üzerindeki zararlı etkilerini inceler.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
Laboratuvar ortamında;
· Spektrofotometre (analitik laboratuvar cihazı), pHstat, İnkübatör, Su Banyoları, Distile su cihazları, Ultrasantrifij, Ultrafiltrasyon Cihazları, Termostat ve Kriyostatlar, Oksijenmetre, PCR, Fermantörler, Mikroskop, Santrifüj, pHmetre, Filtrasyon, Kromatografik ekipmanlar(ayırma saflaştırma cihazları), hassas terazi, tüpler, pompalar, soğutucular, çeşitli balonlar gibi labotatuvar araç ve gereçleri ve kimyasal maddeler.
· Üretim ortamında; yukarıda tanımlanan cihazlarla birlikte büyük çaplı üretimlerde kullanılan mayalama cihazı ve üretim sistemleri ile çeşitli kimyasallar.
· Eğitim ortamında; bilgisayar, eğitim programları ve eğitim araç gereçleri ile laboratuvar cihazları ve çeşitli büro malzemeleri.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Biyokimyager olmak isteyenlerin;
kimseler olmaları gerekir.
Yabancı dil bilgisine sahip olmak ve teknolojik yenilikleri takip etmek başarıyı artırıcı bir özelliktir.
çalışma ortamı ve koşulları
Biyokimyagerler çalışmalarını genellikle laboratuvar ortamında ya da kapalı ortamlarda yürütürler. Laboratuvarlar sessiz, sakin ve hijyeniktir. Ancak kullanılan kimyasal madde ve bileşikler nedeniyle kokuludur.İlaç, gıda, temizlik maddeleri ve plastik vb. üreten fabrikalarda yada arıtma tesisi gibi yerlerde çalışılması durumunda gürültüye maruz kalınabilir. Üretimle ilgili işleri yürüten biyokimyagerlerin çalışma saatleri belli konularda araştırma yapanlara nazaran daha düzenlidir.Zehirli ve tehlikeli maddeler yada radyoaktif maddelerle çalışılıyorsa büyük dikkat gösterilmeli ve mutlaka bunlara özgü özel güvenlik önlemleri alınmalıdır.Canlı yaşamı ile ilgisi biyokimyayı, benzer nitelikteki fizik, kimya, biyoloji gibi fen bilimleri ile sağlık, beslenme ve çevre konularında etkin bir dal haline getirdiğinden yukarıda sayılan uzmanlık alanlarıyla sıkı işbirliği halindedir. Bu nedenle biyokimyagerler de çalışırken işin türüne göre kimyagerler, biyologlar, hekimler, eczacılar, laborantlar, gıda ve ziraat mühendisleri, çevre mühendisleri gibi meslek elemanları ve diğer çalışanlarla iletişim halindedirler.
MESLEK EĞİTİMİ
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi; Üniversitelerin Fen Fakültesi “Biyokimya” bölümündeverilmektedir.
ÖN EĞİTİMDE BAŞARILI OLUNMASI GEREKEN DERSLER
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Mesleğin eğitimine girebilmek için;
· Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Tercih Bildirim Formunda “Biyokimya” lisans programı ile ilgili en az bir yüksek öğretim programını tercih etmek gerekmektedir.
Bu yükseköğretim programında öğrenim görmek isteyen adaylar liselerin Fen, Fen Bilimleri, Klasik Fen, Matematik, Tabii Bilimler alanlarından mezun iseler YGS ve LYS sonuçlarına göre ÖSYM tarafından yapılan yerleştirme işleminde diğer alanlardan mezun olanlara göre daha yüksek bir ağırlıklı puan elde etmekte ve öncelikle yerleştirilmektedirler.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Eğitim süresi 4 yıldır. Ancak 1 yıl zorunlu yabancı dil hazırlık programı ile birlikte bu süre 5 yıl olmaktadır.
Biyokimya programı içinde “Biyokimyagerlik” ve “Biyoteknoloji Ağırlıklı Biyokimyagerlik” olmak üzere iki ana yönlendirici program vardır.
Biyokimya programında VI. Yarıyıldan itibaren Lisans Öğretim Programlarına ek olarak 1 (bir) ay staj vardır. Staj uygulamasının kredi karşılığı yoktur. Öğrenciler başarılı veya başarısız olarak değerlendirilirler.
Hazırlık sınıfından sonraki eğitimin:
I-II-III-IV. yarıyılında (2.sınıfın sonuna kadar) Biyokimya Lisans Ortak Programı adı altında öğrencilere; Matematik, Genel Biyoloji, Genel Kimya, Hücre Biyolojisi, Fizikokimya, Anorganik Kimya, Organik Kimya, Analitik Kimya, Mikrobiyoloji, Enstrümental Analiz, Bilim İngilizcesi gibi zorunlu alan ve ortak temel derslerin yanında Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türk Dili ve Bilgisayar dersleri okutulmaktadır. Ayrıca Histoloji ve Ekolojik Kimya gibi seçmeli alan dersleri de verilmektedir.
V. yarıyılda ise yukarıda sözü edilen iki yönlendirici alandan Biyokimyagerlik Lisans Programı’nda okutulan zorunlu alan dersleri; Biyokimya, Biyokimyada Temel Teknikler ve Genetik. Seçmeli alan dersleri; Biyofizikokimya, Biyoanorganik Kimya, Gıda Mikrobiyolojisi, Çevre Kimyası vb.dir. Ayrıca serbest seçmeli dersler de verilmektedir.
VI. yarıyılda okutulan zorunlu alan dersleri; Biyokimya, Biyomoleküllerde Yapı Tayini. Seçmeli alan dersleri; Enzimoloji, İlaç Metabolizması, Fizyoloji, Genetik, Polimer Kimyası’dır. Yine serbest seçmeli dersler de sözkonusudur.
VII. yarıyılda okutulan zorunlu alan dersleri; Biyokimya, İmmunoloji’dir. Ayrıca Diploma Çalışması da bu dönemdedir. Seçmeli alan derslerinden bazıları ise Biyoteknoloji, Toksikoloji, Gıda Ambalaj Maddeleri ile Biyokimyada Deney Hayvanları’dır. Serbest seçmeli dersler de sözkonusudur.
VIII. yarıyılda zorunlu alan dersi olarak Diploma Çalışması yer alır. Seçmeli alan dersleri olarak ise Klinik Kimya, Endüstriyel Hijyen, Teknik İnceleme, Atık Değerlendirmesi ve Arıtma Yöntemleri gibi dersler verilmektedir. Serbest seçmeli dersler bu yarıyılda da vardır.
EĞİTİM SONUNDA ALINAN BELGE-DİPLOMA VE UNVAN
Eğitimini başarı ile tamamlayanlara “Biyokimya” lisans diploması ve “Biyokimyager/Biyoteknoloji Ağırlıklı Biyokimyager” unvanı verilir.
çalışma alanları ve iş bulma olanakları
Biyokimyagerlerin; ilaç, aşı ve özellikle biyopolimerlere dayalı protezler gibi tıbbi malzemeler üreten fabrikalar, boya, mürekkep, elyaf, plastik vb. kimyasal maddeler, tarım ilaçları, kozmetik, deterjan ve fermantasyon teknolojisine dayalı üretim yapan sanayi tesisleri gibi oldukça geniş bir yelpazede çalışma olanakları vardır.
Ayrıca üniversitelere bağlı kurulan biyoteknoloji araştırma ve uygulama merkezi, genetik hastalıklar araştırma merkezi gibi yerlerdeki araştırma laboratuvarları ile tıbbi analizler gibi rutin işlemlerin yapıldığı laboratuvarlarda görev alabilirler.
Ayrıca benzer hizmetler için Silahlı Kuvvetler bünyesindeki laboratuvarlarda muvazzaf astsubay ve subay olarak istihdam edilebilirler.
Çevrenin korunabilmesi konusuna bütün dünyada giderek artan ilgi nedeniyle, çevre ve hava kirliliğini önlemek yada azaltmak amacıyla endüstriyel tesislerin kurduğu veya yerel yönetimlere ait arıtma tesislerinde ve bunlarla ilişkili laboratuvarlarda çalışma olanakları da vardır.
Mezunlar yukarıdaki iş alanlarında; üretim sürecinde veya sürecin gerektirdiği rutin kalite-kontrol analizleri, sağlıkla ilgili testler, yeni yöntem geliştirme çalışmaları ve bunların uygulanmasında görev üstlenebilirler. Ayrıca projelerin yürütülmesi ve sonuçlandırılmasında yönetici konumunda çalışabilirler.
Biyokimyanın biyoloji, fizik, ekoloji, zooloji gibi çeşitli bilim dalları ile olan bağlantısı ve biyoteknoloji alanındaki gelişmeler nedeniyle iş bulma olanakları hergeçen gün artmaktadır.
Türkiye’de yeni gelişen bir alan olması nedeniyle ve pek çok bilim alanıyla kesişme noktasında yer alması sebebiyle, mezunların yüksek lisans ve doktora eğitimlerine devam ederek akademik kariyer yapma olanakları oldukça geniştir. Bu süreç esnasında çeşitli üniversiteler ve bilim alanlarında akademisyen olarak yer alarak eğitim çalışmalarına katılır, öğrencilere ders verirler.
Biyokimya, Biyoteknoloji, Moleküler Biyoloji, Genetik gibi bilim alanlarıyla ilgili yurtdışındaki araştırma ve üretim şirketleri ile bu alanlardaki yurtdışındaki üniversitelerde iş ve kariyer olanakları geniştir.
EĞİTİM SÜRESİNCE VE EĞİTİM SONRASI KAZANÇ
EĞİTİM SÜRESİNCE
Öğrenciler eğitimleri süresince Kredi ve Yurtlar Kurumu’nca verilen öğrenim ve harç kredisinden yararlanabilirler. Ayrıca özel ve kamu kurumlarının sağladığı burs imkanlarından da faydalanabilirler.
eğitim sonrası
Eğitim sonunda; kamu sektöründe işe başlayanlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre hizmet sınıfındaki kadroların karşılığı olan derece ve kademeden aylık alırlar. Ücretler yıllık belirlenen oranlarda ve kıdeme göre artış göstermektedir. Üniversitelerde akademik kadroda istihdam edilenler 2547 sayılı kanuna tabiidirler, ücretlerini de buna göre alırlar.
Özel sektörde çalışıldığında ücretler işyerindeki pozisyona göre yapılacak anlaşmalarla belirlenmektedir. Genellikle ilk işe başlayışta asgari ücretin 2 katı civarında ücret alınmaktadır. Ücretler performansa göre sonraki yıllarda artmaktadır. Deneyimli, bilgisayar kullanabilen, yabancı dil bilen ve kendini geliştirmiş olanların kazançları daha dolgundur.
MESLEKTE İLERLEME
Bu meslekte uzmanlaşma daha eğitim yapılırken başlamaktadır. İlk 2 yıl Biyokimya Ortak Lisans Programı olarak verilen eğitimden sonra 3. yıldan itibaren “Biyokimyagerlik” ve “Biyoteknoloji Ağırlıklı Biyokimyagerlik” olarak iki ana yönlendirici program başlar. Ayrıca her iki programda da verilen seçmeli alan dersleri ve serbest seçmeli ders olanaklarıyla öğrenciler sağlık, gıda, çevre gibi alanlara yönelerek ileride mesleklerinde uzmanlaşmanın yolunu da açmış olurlar.
Günümüzde bulunmamakla birlikte, Avrupa Birliği normlarının ve uyum çalışmalarının ilerlemesiyle birlikte tüm dünyada ve özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi, Biyokimya Uzmanlık Eğitimi konusunda da yeni olanaklar ortaya çıkabilecektir.
Biyokimya öğretim programları temel ve ortaöğretim kurumları için öğretmen yetiştirmeyi hedeflememektedir. Ancak, lisans eğitimi tamamlandıktan sonra yüksek lisans ve doktora eğitimi alarak akademik kariyer yapabilirler.
İşletmelerde üretimle ilgili süreçlerde çalışanlar deneyimlerine göre yönetici konumuna gelebilirler.
BENZER MESLEKLER
- Biyolog
- Kimyager
- Biyomühendis
- Genetik Mühendisi
- Farmakolog
EK BİLGİLER
1900’lerden beri Biyokimya adıyla tanınan bu yeni bilim dalının hangi konularla ilgilendiğinden sözetmek gerekirse;
Biyolojik bilimler ile kimya bilimi arasındaki bir kesişme noktasında yeralan Biyokimya, yaşamın kimyasını araştırırken hem fizyolojinin(üreme,beslenme gibi yaşamsal etkinlikler)hem de analitik, organik ve fizikokimyanın tekniklerinden yararlanır.Vücuda enerji sağlamak üzere maddelerin yıkımından,yaşam için gerekli karmaşık moleküllerin yapımına kadar canlıda gerçekleşen kimyasal değişikliklerin tümüne metabolizma denir.Bu kimyasal değişiklikler enzimler aracılığıyla olur; enzimlerin oluşumu ise hücrenin genetik yapısına bağlıdır.Bu nedenle Biyokimya beslenme,genetik ve tarımın yanısıra ilaçların etkisi ve hastalıklardan ileri gelen kimyasal değişiklikler gibi çeşitli tıp konularının araştırılmasına da katkıda bulunur.
Bitkileri inceleyen botanik, hayvanları inceleyen zooloji,bakteri ve virüs gibi tek hücreli canlıları inceleyen mikrobiyoloji, kalıtsal özelliklerin kuşaklara aktarılmasını araştıran genetik, canlılar ile doğa arasındaki karmaşık ilişkiyi inceleyen ekoloji gibi temel bilim dallarının biyoloji ile olan sıkı işbirliğinden yeni uzmanlık dalları doğmuştur. Biyokimya da kimya ile biyolojinin örtüşme alanıdır.
__________________________________________________
TANIM
Biyolojik bilimler, sağlık bilimleri, beslenme, çevre olayları ile ilgili konularında araştırma ve uygulama yapan kişidir.
GÖREVLER
· Beslenme, genetik ilaçların etkisi ve hastalıklardan ileri gelen kimyasal değişiklikler konusunda araştırma yapar,
· İnsan, bitki ve hayvan hastalıklarından sorumlu küçük organizmalar üzerinde araştırmalar yapar,
· Laboratuvar ortamında çeşitli biyokimyasal maddeler elde etmek için çalışmalar yapar (protein, kan serumu proteini, amino asit, organik asit ve bileşikler gibi),
· Kimyasal ve biyolojik kaynaklı bütün kirleticilerin organizmalar üzerindeki zararlı etkilerini inceler.
- Tekniğine uygun olarak hücre ve doku kültürü hazırlar,
- Temiz ve sağlıklı beslenme (besin kimyası ve teknolojisi, fermantasyon, gıda mikrobiyolojisi, gıda hijyeni) konularında çalışmalar yapar ve raporları düzenler ya da raporları onaylar.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
Laboratuvar ortamında;
· Spektrofotometre (analitik laboratuvar cihazı), pHstat, İnkübatör, Su Banyoları, Distile su cihazları, Ultrasantrifij, Ultrafiltrasyon Cihazları, Termostat ve Kriyostatlar, Oksijenmetre, PCR, Fermantörler, Mikroskop, Santrifüj, pHmetre, Filtrasyon, Kromatografik ekipmanlar(ayırma saflaştırma cihazları), hassas terazi, tüpler, pompalar, soğutucular, çeşitli balonlar gibi labotatuvar araç ve gereçleri ve kimyasal maddeler.
· Üretim ortamında; yukarıda tanımlanan cihazlarla birlikte büyük çaplı üretimlerde kullanılan mayalama cihazı ve üretim sistemleri ile çeşitli kimyasallar.
· Eğitim ortamında; bilgisayar, eğitim programları ve eğitim araç gereçleri ile laboratuvar cihazları ve çeşitli büro malzemeleri.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Biyokimyager olmak isteyenlerin;
- Başta biyoloji ve kimya olmak üzere fen bilimlerine karşı ilgili ve bu alanda başarılı,
- Bilimsel çalışmalara meraklı ve istekli,
- Dikkatini yoğunlaştırabilen ve sabırlı,
- Biyolojik ve kimyasal maddelere karşı alerjisi ile görme sorunu olmayan
kimseler olmaları gerekir.
Yabancı dil bilgisine sahip olmak ve teknolojik yenilikleri takip etmek başarıyı artırıcı bir özelliktir.
çalışma ortamı ve koşulları
Biyokimyagerler çalışmalarını genellikle laboratuvar ortamında ya da kapalı ortamlarda yürütürler. Laboratuvarlar sessiz, sakin ve hijyeniktir. Ancak kullanılan kimyasal madde ve bileşikler nedeniyle kokuludur.İlaç, gıda, temizlik maddeleri ve plastik vb. üreten fabrikalarda yada arıtma tesisi gibi yerlerde çalışılması durumunda gürültüye maruz kalınabilir. Üretimle ilgili işleri yürüten biyokimyagerlerin çalışma saatleri belli konularda araştırma yapanlara nazaran daha düzenlidir.Zehirli ve tehlikeli maddeler yada radyoaktif maddelerle çalışılıyorsa büyük dikkat gösterilmeli ve mutlaka bunlara özgü özel güvenlik önlemleri alınmalıdır.Canlı yaşamı ile ilgisi biyokimyayı, benzer nitelikteki fizik, kimya, biyoloji gibi fen bilimleri ile sağlık, beslenme ve çevre konularında etkin bir dal haline getirdiğinden yukarıda sayılan uzmanlık alanlarıyla sıkı işbirliği halindedir. Bu nedenle biyokimyagerler de çalışırken işin türüne göre kimyagerler, biyologlar, hekimler, eczacılar, laborantlar, gıda ve ziraat mühendisleri, çevre mühendisleri gibi meslek elemanları ve diğer çalışanlarla iletişim halindedirler.
MESLEK EĞİTİMİ
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi; Üniversitelerin Fen Fakültesi “Biyokimya” bölümündeverilmektedir.
ÖN EĞİTİMDE BAŞARILI OLUNMASI GEREKEN DERSLER
- Biyoloji
- Kimya
- Fizik
- Matematik
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Mesleğin eğitimine girebilmek için;
- Lise veya dengi okul mezunu olmak,
- Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı ’nda (LYS) “Biyokimya” lisans programı için yeterli “MF-3”puan almak.
· Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Tercih Bildirim Formunda “Biyokimya” lisans programı ile ilgili en az bir yüksek öğretim programını tercih etmek gerekmektedir.
Bu yükseköğretim programında öğrenim görmek isteyen adaylar liselerin Fen, Fen Bilimleri, Klasik Fen, Matematik, Tabii Bilimler alanlarından mezun iseler YGS ve LYS sonuçlarına göre ÖSYM tarafından yapılan yerleştirme işleminde diğer alanlardan mezun olanlara göre daha yüksek bir ağırlıklı puan elde etmekte ve öncelikle yerleştirilmektedirler.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Eğitim süresi 4 yıldır. Ancak 1 yıl zorunlu yabancı dil hazırlık programı ile birlikte bu süre 5 yıl olmaktadır.
Biyokimya programı içinde “Biyokimyagerlik” ve “Biyoteknoloji Ağırlıklı Biyokimyagerlik” olmak üzere iki ana yönlendirici program vardır.
Biyokimya programında VI. Yarıyıldan itibaren Lisans Öğretim Programlarına ek olarak 1 (bir) ay staj vardır. Staj uygulamasının kredi karşılığı yoktur. Öğrenciler başarılı veya başarısız olarak değerlendirilirler.
Hazırlık sınıfından sonraki eğitimin:
I-II-III-IV. yarıyılında (2.sınıfın sonuna kadar) Biyokimya Lisans Ortak Programı adı altında öğrencilere; Matematik, Genel Biyoloji, Genel Kimya, Hücre Biyolojisi, Fizikokimya, Anorganik Kimya, Organik Kimya, Analitik Kimya, Mikrobiyoloji, Enstrümental Analiz, Bilim İngilizcesi gibi zorunlu alan ve ortak temel derslerin yanında Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türk Dili ve Bilgisayar dersleri okutulmaktadır. Ayrıca Histoloji ve Ekolojik Kimya gibi seçmeli alan dersleri de verilmektedir.
V. yarıyılda ise yukarıda sözü edilen iki yönlendirici alandan Biyokimyagerlik Lisans Programı’nda okutulan zorunlu alan dersleri; Biyokimya, Biyokimyada Temel Teknikler ve Genetik. Seçmeli alan dersleri; Biyofizikokimya, Biyoanorganik Kimya, Gıda Mikrobiyolojisi, Çevre Kimyası vb.dir. Ayrıca serbest seçmeli dersler de verilmektedir.
VI. yarıyılda okutulan zorunlu alan dersleri; Biyokimya, Biyomoleküllerde Yapı Tayini. Seçmeli alan dersleri; Enzimoloji, İlaç Metabolizması, Fizyoloji, Genetik, Polimer Kimyası’dır. Yine serbest seçmeli dersler de sözkonusudur.
VII. yarıyılda okutulan zorunlu alan dersleri; Biyokimya, İmmunoloji’dir. Ayrıca Diploma Çalışması da bu dönemdedir. Seçmeli alan derslerinden bazıları ise Biyoteknoloji, Toksikoloji, Gıda Ambalaj Maddeleri ile Biyokimyada Deney Hayvanları’dır. Serbest seçmeli dersler de sözkonusudur.
VIII. yarıyılda zorunlu alan dersi olarak Diploma Çalışması yer alır. Seçmeli alan dersleri olarak ise Klinik Kimya, Endüstriyel Hijyen, Teknik İnceleme, Atık Değerlendirmesi ve Arıtma Yöntemleri gibi dersler verilmektedir. Serbest seçmeli dersler bu yarıyılda da vardır.
EĞİTİM SONUNDA ALINAN BELGE-DİPLOMA VE UNVAN
Eğitimini başarı ile tamamlayanlara “Biyokimya” lisans diploması ve “Biyokimyager/Biyoteknoloji Ağırlıklı Biyokimyager” unvanı verilir.
çalışma alanları ve iş bulma olanakları
Biyokimyagerlerin; ilaç, aşı ve özellikle biyopolimerlere dayalı protezler gibi tıbbi malzemeler üreten fabrikalar, boya, mürekkep, elyaf, plastik vb. kimyasal maddeler, tarım ilaçları, kozmetik, deterjan ve fermantasyon teknolojisine dayalı üretim yapan sanayi tesisleri gibi oldukça geniş bir yelpazede çalışma olanakları vardır.
Ayrıca üniversitelere bağlı kurulan biyoteknoloji araştırma ve uygulama merkezi, genetik hastalıklar araştırma merkezi gibi yerlerdeki araştırma laboratuvarları ile tıbbi analizler gibi rutin işlemlerin yapıldığı laboratuvarlarda görev alabilirler.
Ayrıca benzer hizmetler için Silahlı Kuvvetler bünyesindeki laboratuvarlarda muvazzaf astsubay ve subay olarak istihdam edilebilirler.
Çevrenin korunabilmesi konusuna bütün dünyada giderek artan ilgi nedeniyle, çevre ve hava kirliliğini önlemek yada azaltmak amacıyla endüstriyel tesislerin kurduğu veya yerel yönetimlere ait arıtma tesislerinde ve bunlarla ilişkili laboratuvarlarda çalışma olanakları da vardır.
Mezunlar yukarıdaki iş alanlarında; üretim sürecinde veya sürecin gerektirdiği rutin kalite-kontrol analizleri, sağlıkla ilgili testler, yeni yöntem geliştirme çalışmaları ve bunların uygulanmasında görev üstlenebilirler. Ayrıca projelerin yürütülmesi ve sonuçlandırılmasında yönetici konumunda çalışabilirler.
Biyokimyanın biyoloji, fizik, ekoloji, zooloji gibi çeşitli bilim dalları ile olan bağlantısı ve biyoteknoloji alanındaki gelişmeler nedeniyle iş bulma olanakları hergeçen gün artmaktadır.
Türkiye’de yeni gelişen bir alan olması nedeniyle ve pek çok bilim alanıyla kesişme noktasında yer alması sebebiyle, mezunların yüksek lisans ve doktora eğitimlerine devam ederek akademik kariyer yapma olanakları oldukça geniştir. Bu süreç esnasında çeşitli üniversiteler ve bilim alanlarında akademisyen olarak yer alarak eğitim çalışmalarına katılır, öğrencilere ders verirler.
Biyokimya, Biyoteknoloji, Moleküler Biyoloji, Genetik gibi bilim alanlarıyla ilgili yurtdışındaki araştırma ve üretim şirketleri ile bu alanlardaki yurtdışındaki üniversitelerde iş ve kariyer olanakları geniştir.
EĞİTİM SÜRESİNCE VE EĞİTİM SONRASI KAZANÇ
EĞİTİM SÜRESİNCE
Öğrenciler eğitimleri süresince Kredi ve Yurtlar Kurumu’nca verilen öğrenim ve harç kredisinden yararlanabilirler. Ayrıca özel ve kamu kurumlarının sağladığı burs imkanlarından da faydalanabilirler.
eğitim sonrası
Eğitim sonunda; kamu sektöründe işe başlayanlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre hizmet sınıfındaki kadroların karşılığı olan derece ve kademeden aylık alırlar. Ücretler yıllık belirlenen oranlarda ve kıdeme göre artış göstermektedir. Üniversitelerde akademik kadroda istihdam edilenler 2547 sayılı kanuna tabiidirler, ücretlerini de buna göre alırlar.
Özel sektörde çalışıldığında ücretler işyerindeki pozisyona göre yapılacak anlaşmalarla belirlenmektedir. Genellikle ilk işe başlayışta asgari ücretin 2 katı civarında ücret alınmaktadır. Ücretler performansa göre sonraki yıllarda artmaktadır. Deneyimli, bilgisayar kullanabilen, yabancı dil bilen ve kendini geliştirmiş olanların kazançları daha dolgundur.
MESLEKTE İLERLEME
Bu meslekte uzmanlaşma daha eğitim yapılırken başlamaktadır. İlk 2 yıl Biyokimya Ortak Lisans Programı olarak verilen eğitimden sonra 3. yıldan itibaren “Biyokimyagerlik” ve “Biyoteknoloji Ağırlıklı Biyokimyagerlik” olarak iki ana yönlendirici program başlar. Ayrıca her iki programda da verilen seçmeli alan dersleri ve serbest seçmeli ders olanaklarıyla öğrenciler sağlık, gıda, çevre gibi alanlara yönelerek ileride mesleklerinde uzmanlaşmanın yolunu da açmış olurlar.
Günümüzde bulunmamakla birlikte, Avrupa Birliği normlarının ve uyum çalışmalarının ilerlemesiyle birlikte tüm dünyada ve özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi, Biyokimya Uzmanlık Eğitimi konusunda da yeni olanaklar ortaya çıkabilecektir.
Biyokimya öğretim programları temel ve ortaöğretim kurumları için öğretmen yetiştirmeyi hedeflememektedir. Ancak, lisans eğitimi tamamlandıktan sonra yüksek lisans ve doktora eğitimi alarak akademik kariyer yapabilirler.
İşletmelerde üretimle ilgili süreçlerde çalışanlar deneyimlerine göre yönetici konumuna gelebilirler.
BENZER MESLEKLER
- Biyolog
- Kimyager
- Biyomühendis
- Genetik Mühendisi
- Farmakolog
EK BİLGİLER
1900’lerden beri Biyokimya adıyla tanınan bu yeni bilim dalının hangi konularla ilgilendiğinden sözetmek gerekirse;
Biyolojik bilimler ile kimya bilimi arasındaki bir kesişme noktasında yeralan Biyokimya, yaşamın kimyasını araştırırken hem fizyolojinin(üreme,beslenme gibi yaşamsal etkinlikler)hem de analitik, organik ve fizikokimyanın tekniklerinden yararlanır.Vücuda enerji sağlamak üzere maddelerin yıkımından,yaşam için gerekli karmaşık moleküllerin yapımına kadar canlıda gerçekleşen kimyasal değişikliklerin tümüne metabolizma denir.Bu kimyasal değişiklikler enzimler aracılığıyla olur; enzimlerin oluşumu ise hücrenin genetik yapısına bağlıdır.Bu nedenle Biyokimya beslenme,genetik ve tarımın yanısıra ilaçların etkisi ve hastalıklardan ileri gelen kimyasal değişiklikler gibi çeşitli tıp konularının araştırılmasına da katkıda bulunur.
Bitkileri inceleyen botanik, hayvanları inceleyen zooloji,bakteri ve virüs gibi tek hücreli canlıları inceleyen mikrobiyoloji, kalıtsal özelliklerin kuşaklara aktarılmasını araştıran genetik, canlılar ile doğa arasındaki karmaşık ilişkiyi inceleyen ekoloji gibi temel bilim dallarının biyoloji ile olan sıkı işbirliğinden yeni uzmanlık dalları doğmuştur. Biyokimya da kimya ile biyolojinin örtüşme alanıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



